Balıkesir Üniversitesi bünyesinde gerçekleştirilen bilimsel bir çalışma,
Türkiye’nin stratejik madenlerinden biri olan bor için araştırma altyapısının
planlanmasına yönelik yenilikçi ve karar vericileri destekleyen kapsamlı bir
model ortaya koydu. Balıkesir Üniversitesi Savaştepe Meslek Yüksekokulu akademisyenlerinden
Gülşah Çelik Gül ve Balıkesir Meslek
Yüksekokulu akademisyenlerinden Metin Gül
tarafından yürütülen çalışma, bor araştırmalarında akademi, sanayi ve altyapı
bileşenlerini bütüncül bir yaklaşımla ele alarak sürdürülebilir bir araştırma
ekosisteminin nasıl oluşturulabileceğini ortaya koymaktadır.
“From resource to innovation: A decision framework for sustainable boron
research infrastructure” başlıklı çalışma, malzeme bilimi ve mühendisliği
alanında dünyanın saygın dergileri arasında yer alan Q1 ölçekli Materials & Design dergisinde yayımlanarak uluslararası
literatüre önemli bir katkı sunmuştur. Araştırmada, Türkiye’de Bor maden
yatakları bölgesinde bulunan dört Üniversitenin Bor araştırmaları konusunda en
iyi olanın belirlenmesi amacıyla çok kriterli karar verme yöntemlerine dayalı
kapsamlı bir analiz gerçekleştirilmiştir.
Çalışma kapsamında akademik kapasite, araştırma altyapısı, sanayi ile iş
birliği olanakları, ulaşım ve lojistik erişilebilirlik ile çevresel faktörleri
içeren toplam 18 alt kriter ve 4 ana kriter değerlendirilmiş; Entropi, Bulanık
AHP ve hibrit ağırlıklandırma yaklaşımları ile elde edilen veriler, TOPSIS,
VIKOR, MOORA, COPRAS ve WASPAS yöntemleri kullanılarak analiz edilmiştir.
Çalışmanın ayırt edici yönü, farklı yöntem ve ağırlıklandırma senaryoları
arasında yüksek düzeyde uyum sağlayan, istikrarlı ve güvenilir sonuçlar üreten
bir karar çerçevesi geliştirmiş olmasıdır. Yapılan istatistiksel analizlerde
yöntemler arasında güçlü bir tutarlılık olduğu belirlenmiş ve elde edilen
sonuçların yüksek güvenilirliğe sahip olduğu ortaya konmuştur.
Elde edilen bulgular doğrultusunda Balıkesir Üniversitesi, tüm değerlendirme
senaryolarında en uygun alternatif olarak belirlenirken, diğer üniversiteler
sırasıyla Uludağ, Anadolu ve Dumlupınar olarak sıralanmıştır. Bu sonuç,
Balıkesir’in bor rezervlerine yakınlığı, akademik altyapısı ve sanayi ile
etkileşim potansiyeli gibi çok boyutlu avantajlarının bir yansıması olarak
değerlendirilmektedir. Çalışma, Türkiye’nin bor kaynaklarını daha yüksek katma
değerli ürünlere dönüştürme hedefi doğrultusunda, araştırma altyapılarının
bilimsel, şeffaf ve veri temelli yaklaşımlarla planlanmasına katkı
sağlamaktadır. Aynı zamanda geliştirilen model, yalnızca bor alanı ile sınırlı
kalmayıp, farklı stratejik sektörlerde araştırma ve inovasyon altyapılarının
planlanmasında da uygulanabilecek nitelikte olup, sürdürülebilir kalkınma
hedefleri açısından önemli bir referans sunmaktadır.
Yayın linki: https://doi.org/10.1016/j.matdes.2026.115837
